What is RİSK? (Risk nedir)

What is RİSK? (Risk nedir)

What is RİSK? (Risk nedir)

Çoğumuzun duyduğu bir hikayedir. Üniversitede hocanın sorduğu What is risk? (risk nedir) sorusuna mühendislik bölümü öğrencilerinden biri “This is risk” (risk budur) yazıp boş kağıt verir ve sınavdan 100 alır.

Risk kelimesiyle karşılaşınca hep bu anekdot aklıma gelir. Çoğu sigorta temsilcisi yaptıkları görüşmelerde müşterilerin mevcut yaşamsal risklerini analiz etmeye çalışırlar. Aldıkları eğitimlerden de hatırlayarak müşterilere yoruma dayalı sorular sorarak onlar için riski tanımlamaya çalışırlar. Müşterilere ölçülen risk algısına göre eldeki mevcut ürünlerden öneriler yapılır.

Sigorta ürünleri açısından risk kavramını farklı ele alabiliriz. Birinci eksen bireylerin risklerine karşı nasıl bir ürün kapsamı önerileceğiyle ilgilidir. Yani başka bir deyişle arabanın çalınma, çarpılma riskine karşı kasko, işsiz kalma riskine karşı işsizlik sigortası, emeklilikte yaşam standardının düşmemesi için Bireysel Emeklilik.

Benim esas üzerinde durmak istediğim risk ekseni ise müşterilerin kendilerine sunulan ürünlerle ilgili risk algıları. Acaba en uygun ürünü seçtim mi? Param birikmezse ne olacak? Ya sağlık sigortam bazı hastalıklarımın tedavi masraflarını ödemezse…

Müşterilerin birçoğu satın aldıkları ya da satın alma potansiyelinde oldukları sigorta ürünleri ile ilgili olarak benzer kaygılara sahiptir. Bu durum sigorta hakkındaki eksik bilgi ve bilinç düzeyiyle doğrudan ilintilidir. Hiç şüphesiz ki her ürün ve hizmetin belirli sınırları ve çizilmiş yasal çerçevesi vardır. Bu sadece sigorta ürünleri için geçerli değildir. 

Bir poliçenin kapsayacağı her şey ürün türüne göre belirlenmiş genel şartlar çerçevesinde belirlenir ve özel koşullar da “özel şartlar” kitapçığında yazar. Poliçe satın alırken dikkat edilmesi gereken genel kapsam ve uygulanan bu özel şartlardır. Kimsenin kırık vazoyu satın almayacağı gibi, risk unsurunu içinde taşıyan ve halihazırda hasarlı bir şeyi hiçbir şirket sigortalamaz ya da belirli şartlar dahilinde sigortalar. Dolayısıyla şeker hastası olan birinin yeni satın alacağı sağlık sigortasında bu hastalığın kapsam dışı bırakılma olasılığına şaşırmaması gerekir.  Bu noktada mevcut oluşmuş hastalıklarımın tedavileri karşılanmıyor diye düşünüp poliçe almaktan vazgeçmek yerine henüz oluşmamış öngörülemeyen diğer riskleri hesaba katarak uygun ürünü almak daha rasyoneldir.

Benzer sorgulama süreci ve şüpheci davranışlar tasarruf ve birikim amaçlı sigortalar ve Bireysel Emeklilik sistemi sunulan müşterilerde de gözlemleniyor. Bir çok kişi halen bu tür ürünlerin spekülatif amaçlı olmadığını ve küçük tasarruflarla orta ve uzun vadede birikim yapmaya dayalı olduğu anlamakta zorlanıyor. Buradan bir kez daha ifade edelim. Bireysel Emeklilik kimseyi zengin etmez. Böyle bir iddiası yoktur. Bütçemizi zorlamayacak tutardaki özel tasarruflarımızın uzun vadede düzenli bir şekilde biriktirilmesi ve profesyonel olarak yatırıma yönlendirilmesi esasına dayalıdır. Seçilen fonlara göre hesabınızdaki paranız artabilir ya da azalabilir. Bunu belirleyen ise yine risk faktörüdür. Yatırım fonlarının risk faktörü de müşteri tercihlerine bağlı olarak şekillenir. Bunun için emeklilik planı seçimi öncesinde uygulanan ankete “Risk Getiri Profili” belirleme çalışması denir. Bu çalışmayla katılımcının birikimleri değerlendirme döneminde yatırdığı paraları hangi alanlara yönlendirmek istediğine ilişkin tercihleri belirlenir. Bu durumda belirli bir dönem sonunda birikim ekstrenize bakıp neden bu paralar birikmiyor diye üzülmek yerine iyi ki tasarruf etmişim diye sevinmek ve fon analizi yaparak seçimlerinizi gözden geçirmek daha iyidir. 

Özetle birikim ya da güvence amaçlı, kendiniz ya da değer verdiğiniz varlıklar için hangi sigortayı alırsanız alın hepsinin bir kapsamı ve teminat sınırları vardır. Bu koşullar sözel ya da yazılı olarak sizinle paylaşılır. Gerçek risk teminat sınırlarını sorgulamak ve kapsamı dar bir sigorta sahibi olmak değil, teminatları beğenmeyip gün sonunda sigortasız kalmaktır.

sigortasatisokulu